WhatsApp Destek

Tüp Bebek Tedavisinde Denemenin Bir Sınırı Var mıdır? Kaç Kez Tüp Bebek Denemesi Yaptırabiliriz?

Paylaş

Tüp Bebek Tedavisinde Denemenin Bir Sınırı Var mıdır? Kaç Kez Tüp Bebek Denemesi Yaptırabiliriz?

Tüp bebek tedavisi deneme sayısında tıbbi olarak herhangi bir kısıtlama olmadığı gibi yasal bir engel ya da sınırlama da yoktur. Çocuk isteyen çiftin ekonomik ve psikolojik durumu müsaade ettiği sürece tüp bebek denemesi yapılabilir. Tüp bebek tedavisinde ilk denemede gebelik elde edilebildiği gibi başarısızlık durumu da olabilir. İlk denemede başarısız gebelik elde edilemediğinde üzülmemek gerekir. Çünkü bu deneme bir sonraki tedaviler için, tedavinizi düzenleyen tüp bebek doktorunuza sizin üreme fonksiyonlarınız, yumurtalıklarınızın ilaçlara cevabı, yumurta kalitesi, sperm kalitesi ve spermin dölleme becerisi, embriyo kalitesi gibi konularda çok önemli bilgiler vermektedir. Bu elde edilen kıymetli bilgiler ışığında bir sonraki tedavinizde başarı şansı artmaktadır. İlk 3 denemede tüp bebek tedavisinde başarı elde edilemezse sonraki denmelerde maalesef başarı oranı azalmaktadır. 3 denemeden sonraki denemelerde tedavide ciddi değişiklikler yapmak ve alternatif tedavi stratejileri geliştirmek gerekir.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranları nedir?

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı anne adayının yaşı ile doğrudan ilişkilidir. Anne adayı ne kadar genç ise başarı şansı da bir o kadar yüksek olmaktadır. 20, 30, 40 ve üzeri yaşlarda ortalama gebelik oranı %35-40 civarındadır. 35 yaşından genç anne adaylarında embriyo kalitesi de iyi ise, 5. gün embriyo transferi (Blastokist transferi) yapılmışsa, bu oran yaklaşık olarak %60’ lara kadar çıkabilmektedir. 38-40 lı yaşlarda gebelik oranı yaklaşık olarak %30, 40 yaş üzeri anne adaylarında gebelik oranı genellikle %20 civarındadır.

Tüp bebek tedavisinde başarıda etkili olan faktörler:

  • Anne adayının yaşı ve yumurtalık kapasitesi
  • Sperm hücrelerinin sayı ve kalitesi,
  • Anne adayının yumurta kalitesi,
  • Rahim ile ilgili yapısal sorunlar,
  • Çiftin sigara ve alkol tüketimi,
  • Rahim içinde myom polip gibi yapıların varlığı olarak sayılabilir.
  • Tüplerde sıvı birikimi (Hidrosalpinks, hidrotuba) olup olmaması

 

En fazla kaç kez tüp bebek tedavi denemesi yaptırabiliriz?

Tüp bebek tedavisi sonrasında olumsuz sonuçlar almak çocuk isteyen çiftler için oldukça büyük bir psikolojik travma ve yetersizlik, eksiklik duygusu oluşturmaktadır. Tüp bebek tedavisinde deneme sayısında herhangi bir sınırlama yoktur. Çiftin maddi imkanları el verdiği ölçüde ve psikolojik durumları müsaade ettiği müddetçe deneme yapmak gerekir. Fakat bilinen bir gerçek var ki, 3 denemeden sonra tedavide yöntem ve strateji değişikliğine gitmek gerekir. Farklı yöntemler gerekir. Uygulanan farklı yöntemler de maliyeti artırabilmektedir. Genel kanı 6 denemeden sonra tüp bebek tedavisine devam etmemek yönünde olsa da, istisnai durumları da görebilmekteyiz. 7. Ve 9. denemelerinde gebe kalan hastalarımızda olabilmektedir.

Tüp bebek tedavisinde başarısızlığa sebep olan faktörler, tedaviye başlamadan tespit edilebilir mi?

Tüp bebek tedavisi planlanan anne adaylarına bir takım ön inceleme tetkikleri yapılmaktadır. Fakat çok detaylı araştırmalar tedavi maliyetini artıracağından her anne adayına uygulanmamaktadır. Çünkü anne adaylarının büyük bir kısmı zaten ilk denemede gebe kalabilmektedir. Bu sebeple tedavi denemesi başarısız olan anne adaylarında detaylı inceleme yoluna gidilmektedir. Hastanın ilk tedavisinde karşılaşılan sorunlar, yapılacak araştırmalar konusunda ciddi anlamda yol gösterici olmaktadır. Tüp bebek tedavisinde yapılacak test ve incelemelerde tıbbi yolu takip ederek ilerlemek hastayı gereksiz masraftan korumaktadır.

Ancak şüphelenilen ciddi bir problem durumunda daha pahalı test ve incelemelerden de kaçınılmamalıdır.

Tedavi denemesi başarısız olan hastalarda rahim yapısının detaylı incelenmesine, genetik incelemeler ve ilave testler yapmaya mutlak ihtiyaç vardır.

 

Tekrarlayan düşük öykülerinde yapılması gerekenler nelerdir?

Özellikle 2 ve daha fazla düşük olması durumunda mutlak surette detaylı araştırma yapmak gerekir. Bu araştırmada rahim filmi, yoksa ilaçlı rahim filmi (HSG) çekilmeli, ‘’vücudunda düşüğü tetikleyen herhangi bir infeksiyon (Mikro-organizma) taşıyor mu?’’, ‘’kanda pıhtılaşmaya meyil yaratan herhangi genetik hastalığı var mı?’’ araştırılmalıdır. Ayrıca anne ve baba adayında herhangi bir genetik problem olma durumunu da öngörerek, her ikisinde detaylı genetik inceleme yapılmalıdır.

Özellikle genetik olarak kusurlu bebeğe bağlı düşüklerin, ileri anne adayı yaşı durumunda sık görüldüğünü unutmamak gerekir.

Tüp bebek tedavileri esnasında kullanılan yoğun hormon tedavisi, anne adayının sağlığını olumsuz yönde etkiler mi?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar, östrojen hormonun artmasına sebep olur. Bu sebeple de vücutta su tutulmaya başlar, kadın ruhsal olarak değişkenliğe yatkın olur. Ancak bu belirti ve yan etkiler geçicidir. Tedavide kullanılan ilaçlar uzun vadede zarar vermez.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar özellikle yumurtalık kapasitesi yüksek hastalarda ve polikistik over sendromlu (PCOS) hastalarda, yumurtalıkların aşırı uyarılmasına bağlı olarak ovarian hiperstimülasyon sendromuna (OHSS) neden olabilmektedir.  OHSS durumunda göğüs kafesinde, karın içinde sıvı birikimi, nefes darlığı, şişkinlik gibi durumlar görülebilmektedir.

 OHSS; hafif, orta ve şiddetli OHSS olarak ya da erken ve geç OHSS olarak sınıflandırılabilmektedir. Böyle bir durumda tedaviyi anne sağlığını olumsuz etkilemeyecek şekilde yeniden düzenlemek, farklı stratejiler uygulamak; Embriyo dondurma ve transferi erteleme gibi tekniklere başvurulabilmektedir. Gereken olgularda karından ve göğüs kafesinde sıvı boşaltılması yoluna gidilebilmektedir.

Tüp bebek uygulamalarında bir diğer ender rastlanan istenmeyen durumda işlem sonrası infeksiyon ve işlem sonrası kanama olabilmektedir. Nadir rastlanılan komplikasyonlar olup yaklaşık %1-2 sıklıkta görülebilmektedir.

 Birçok kadın, tedaviye başlarken kullanacağı ilaçların kansere sebep olacağından ötürü endişelenmektedir. Tüp bebek tedavisinin kansere yol açıp açmadığına dair çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların ortaya koyduğu bilgiye göre kanser ve tüp bebek tedavisi arasında herhangi bir ilişki saptanmamıştır. Yumurtalık kanserini arttıran en önemli faktör, çocuk sahibi olmamaktır.

Yumurtalık kanseri için risk faktörleri şunlardır:

  • Erken yaşta adetin başlaması,
  • Çok ileri yaşlarda adetten kesilmek,
  • Sigara kullanımı,
  • Tüplere bağlı hastalıklar sayılabilir.