WhatsApp Destek

Tüp bebek tedavisi nedir nasıl yapılır?

Paylaş

Tüp bebek tedavisi nedir?

Dünyada ilk tüp bebek uygulaması İngiltere’ de uygulanmış olup ilk tüp 1978 yılında İngiltere’ de doğmuştur. Tüp bebek tedavisi en basit anlatımı ile; normal yollarla gebelik elde edemeyen çiftlerde kadının yumurtalıklarının ilaçlarla uyarılarak geliştirilen yumurtaların, ultrasonografi eşliğinde cerrahi bir işlem ile laboratuvar ortamına alınması ve aynı gün erkekten alınan sperm hücresi ile laboratuvar ortamında döllenmesidir.  Takip eden günlerde gelişen embriyonun anne rahmine yerleştirilmesi ile tamamlanan bir süreçtir.  Tüp bebek tedavisi aşamalardan oluşan bir tedavi yöntemidir. Tüp tedavisinde en önemli unsurlardan birisi hastaya özgü tedavi yönteminin belirlenmesidir.

Tüp bebek tedavisi neden daha fazla tercih edilmektedir?

Bir çok yardımla üreme tedavi şekilleri olmasına rağmen en çok tercih edilen tedavi yöntemi olmasının nedeni gebelik başarısının diğer yöntemlere göre daha yüksek olmasıdır. İlk tüp bebek uygulamaları daha çok tüplerinde kalıcı hasar olan bayanlara uygulanmış olup, daha sonra tüp bebek uygulamalarında ki gelişmelere istinaden nedeni bilinmeyen kısırlıklarda ve erkek nedenli kısırlıklarda da etkin bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde tüp tedavilerinde PGD (Preimplantasyon genetik tanı, embriyo biyopsisi ve genetik inceleme) ile embriyo anne rahmine nakledilmeden genetik bazı hastalıkların tanısını koymak mümkün hale gelmiştir.

 

Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tüp bebek tedavisinin genel olarak beş aşaması vardır:

  1. Görüşme, muayene, kan tetkiki, ultrasonografi değerlendirmesi: Tercihen adetin 2 ya da 3. Günü yapılır. Üreme hormon testleri, genel testler, yumurtalık kapasite testi (AMH testi) yapılır. Bu neticelere göre anne adayı için uygun tedavi yöntemi ve uygun ilaç dozu belirlenir.
  2. Yumurtalıkların günlük hormon ilaçları ile uyarılarak yumurta gelişiminin sağlandığı kontrollü ovaryan hiperstimülasyon dönemi; bu dönem yaklaşık olarak seçilen tedavi protokolüne bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle 9-12 gün sürer. İstisnai bir durum olan uzun tedavi protokolü seçildiğinde bu dönem yaklaşık olarak 30 gün kadar sürebilmektedir. Bu süreçte anne adayı 5-7 defa yumurtalıklarda gelişimin takip edilmesi için ultrasonografi ve hormon test kontrolüne çağırılmaktadır. Bu dönemde yumurtalıkların gelişmesine bağlı olarak anne adaylarında kasıklarda dolgunluk, şişkinlik şikayeti olabilmektedir. Hastalarımıza bu dönemde cinsel ilişkiden kaçınmalarını önermekteyiz.
  3. Yumurta toplama (OPU): Yumurtalıklarda gelişen folliküller (İçi sıvı dolu kesecikler) yaklaşık 18 milimetreyi bulduğunda çatlatama iğnesi yapılır ve çatlatma iğnesinde 36-37 saat sonrasına yumurta toplama için randevu verilir. Yumurta toplama işlemi için anne adayının 8-10 saatlik bir açlık sonrası boş mide ile gelmesi istenir. Yumurta toplamı işlemi lokal anestezi ile yapılabildiği gibi çoğu hastamızda hasta konforu için kısa süreli genel anesteziyi tercih etmekteyiz. Yumurta toplama günü erkeğin de gelirken en az 2-3 günlük bir cinsel perhiz ile gelmesini önermekteyiz. Yumurta toplama işlemini çoğu zaman vajinal yoldan ultrasonografi eşliğinde gerçekleştirmekteyiz. Yaklaşık olarak 15-30 dakika kadar süren bir işlemdir. Anne adayının karın cildinde herhangi bir ameliyat kesisi uygulanmamaktadır.

Bu operasyon esnasında folliküllerin içindeki sıvı aspire edilerek toplanır. Sıvıda yumurta bulunup bulunmadığı mikroskop altında değerlendirilerek, olan yumurtalar işlem için ayrılır. İlk işlemde follikül sıvısında yumurta gelmediği zaman follikül içi özel bir sıvı ile yıkanarak  follikül içinde kalmış olabilecek yumurta bulunmaya çalışılır. Hasta başına yumurta sayısı 10-12 yi bulabilirken bu sayı 1 den 40’ a kadar çıkabilir. Çok ender olarak hiç yumurta çıkmama ihtimali de vardır. Bu duruma özellikle follikül sayısı çok az ve yumurtalık rezervi düşük olan hastalarda daha sıklıkla rastlanır. Bu işlemden sonra hasta yaklaşık 2 saatlik bir takipten sonra taburcu edilerek yeni ilaç tedavi  düzenlemesi de yapılarak evine gönderilir.

Yumurta toplama işlemi ile laboratuvar ortamına alınan yumurtalar embriyoloji laboratuvarında en kalitelileri seçilerek işlem için hazırlanmaktadır.

  1. Yumurtaların Döllenmesi (Fertilizasyon): Yumurta toplama işlemi ile elde edilen yumurtalar arasında olgun olanları (M II Oositler) seçildikten sonra sperm hücre kalitesine bakılarak klasik tüp bebek ya da mikroenjeksiyon yöntemi ile laboratuvar ortamında döllenmesi sağlanır. Hastanın ve eşinin durumuna göre döllenme şansını arttırmak için mikroenjeksiyon yöntemi daha yararlı olabilmektedir. Yumurta ve spermin birleşmesi yani yumurtanın döllenmesi ile embriyo meydana gelir. Özel kültür ortamında embriyolar yaklaşık 2-5 gün özel inkübatörlerde geliştirilerek anne rahmine transfere hazır hale gelene kadar izlenir. Daha sonra bu embriyolar içinde en iyi ve kalitelileri seçilerek rahim içine transfer edilir.
  2.  Embriyo Transferi: Embriyonun laboratuvar ortamında alınarak özel bir katater ile ultrasonografi eşliğinde anne adayının rahmine yerleştirilmesidir. Embriyo transferi genellikle yumurta toplama işleminden sonra 48-72 ( 2- 3. gün)saat sonra ya da  kimi zaman 120 (5. Gün) saat sonra gerçekleştirilir. Embriyo transfer zamanı embriyo sayısı ve embriyo kalitesine göre belirlenir. Rahim içine ince bir katater ile transfer edilen embriyoların gelişmeye devam etmesi ve rahim duvarına tutunması arzu edilir.

Transfer edilecek embriyo sayısı hakkında jinekoloğunuz size bilgi verir. Transfer işleminden sonra yaklaşık 1-2 saatlik istirahatin ardından hasta dinlenmek üzere evine gönderilir. Evde birkaç günlük istirahatten sonra hasta normal hayatına devam edebilir. Çok ağır kas gücü gerektiren işlerde çalışan anne adaylarına ve çok stresli ortamda çalışan anne adaylarına transfer sonrası dönemde istirahat önerilmektedir.

Transferden sonra geriye iyi kalitede embriyo varsa bu embriyoların dondurulması önerilir. Donmuş embriyoların çözüldüğü zaman canlı dönme ihtimali yaklaşık olarak %50 ile % 80 arasında değişir. Bu embriyolar gebelik elde edilemezse ya da 2. çocuk isteği durumunda çözülerek tekrar bir tüp bebek denemesi için kullanılabilir. Donmuş embriyoların çözülerek kullanıldığı tüp bebek uygulamalarında tedavi maliyeti her zaman daha düşüktür.

Bazı çok özel durumlarda;

-Yumurtalıkların aşırı uyarımı (OHSS),

-Tedavi esnasında istenmeyen anormal hormonal değişimler,

-Tedavi esnasında rahim duvarının yeterince kalınlaşmadığı durumlarda,

-Anne adayında tedavi esnasında başka bir tıbbi nedenden dolayı sağlık probleminin olduğu durumlarda,

-Bazende gebelik şansını arttırmak için bir tedavi stratejisi olarak taze embriyo transferi yapılmaksızın tüm embriyolar dondurulabilmektedir.

 

Tüp bebek tedavisinde Mikroenjeksiyon (ICSI):

Günümüzde yaygın olarak uygulanan mikroenjeksiyon (ICSI) erkek kısırlığında adeta bir çığır açmıştır. Meni örneğinde hiç sperm hücresi olmayıp mikrotese ameliyatı ile sperm hücresi elde edilen erkeklerde çocuk sahibi olma şansını oldukça arttırmıştır. Mikroenjeksiyon yöntemi, diğer kısırlık durumlarında da yaygın olarak kullanılmaktadır;

-Menide hiç sperm hücresinin olmadığı azospermi durumunda,

-Sperm sayısının, sperm hareketliliğinin az olduğu, sperm kalitesinin düşük olduğu (Sperm hücrelerinde ciddi miktarda şekil bozukluğu) durumlarda,

-Ağır endometriozis hastalarında,

-Her tüpünde kalıcı hasar sonucu tıkanıklar olan hastalarda,

Yumurtalık rezervi düşük hastalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Günümüzde neredeyse tüm tüp bebek uygulamalarında mikroenjeksiyon yöntemine başvurulmaktadır.

Mikroenjeksiyon yöntemi seçilmiş sperm hücresinin yumurta içerisine enjekte edilerek döllenmesinin sağlanması esasına dayanan bir yöntemdir.