WhatsApp Destek

Tüp bebek Tedavisi İle Elde Edilen Gebeliklerle Normal Yollardan Elde Edilen Gebelikler Arasındaki Farklar Nelerdir?

Paylaş

Tüp bebek Tedavisi İle Elde Edilen Gebeliklerle Normal Yollardan Elde Edilen Gebelikler Arasındaki Farklar Nelerdir?

Tüp bebek tedavisinde erkek ve kadına ait olan üreme hücrelerinin vücut dışında, laboratuvar ortamında birleştirilmesi (Döllenmesi, Mikroenjeksiyon, Klasik IVF) ile sağlanır. Tüp bebek uygulaması, doğal yöntemlerle gebe kalamayan kadınlara uygulanır. Bu yöntem ilk baştaki uygulamalarında cerrahi işlemler yüzünden ya da enfeksiyonlar nedeniyle tüplerinde kalıcı hasarlar oluşmuş kadınlarda uygulanmıştır. Teknolojinin gelişimi ile sonradan kısırlığa neden olan diğer etkenlerin tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde nedeni açıklanamayan kısırlıklarda, erkeğe bağlı kısırlıklarda ve endometriozis gibi durumlarda tüp bebek tedavisinde başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Son yıllarda mikroenjeksiyon yöntemiyle sperm sayısı düşük, hatta hiç spermi bile bulunmayan erkeklerin (Azospermi durumuna mikrotese ile sperm elde edilebildiğinde) tedavisinde de başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Tüp bebek tedavisi döllenen yumurtalardan embriyo gelişimi ve gelişen embriyonun anne rahmine yerleştirilmesi ile tamamlanır. Yapılan tedavi sırasında kadının hastanede yatması gerekmez. Bu aşamalar sırasında kadınlara yumurtaların gelişiminde genellikle gün aşırı kan tahlili ve ultrasonografi gibi tetkikler yapılmaktadır, bu işlemler kısa sürelidir ve anne adayının günlük işlerini aksatmaz. Yumurtaların toplanması ve embriyoların transferi sırasında hastalar hastanede yatmadan işlem tamamlanır. Doğal yollardan gebe kalmış ve tüp bebek yöntemiyle gebe kalmış kişiler karşılaştırıldığında sadece gebe kalma süreci farklı olmaktadır. Bunun haricinde aralarında herhangi bir fark bulunmamaktadır.

Tüp bebek ve normal gebelikler arasında ne gibi farklar vardır?

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin doğal yöntemlerle çocuk sahibi olabilmeleri ve kadının bu şekilde gebe kalabilmesi için, erkek ve kadının üreme yeteneğinde herhangi bir sorun bulunmaması gerekir. Kadının tüplerinin açık olması, yumurta rezervinin yeterli olması, yumurtanın spermle döllendikten sonra yerleşebileceği normal bir yapıda rahmin bulunması, düzenli olarak adet döngüsünün olması gibi etkenlerin bir arada bulunması gerekir. Bunun yanı sıra erkeğe ait olması gereken etkenler; erkekte canlı sperm hücresi bulunması, sperm sayısının yeterli olması, sperm örneğinin vücudun dışına çıkmasını sağlayacak normal bir erkek üreme organ yapısının olması gerekir.

Erkek ve kadında bütün koşulların tamamının normal olması durumunda, çiftlerin korunmasız cinsel ilişkide bulunması halinde, ilk bir yılda aylar ilerledikçe gebe kalma olasılığı artmaktadır. Düzenli bir cinsel ilişki ile ilk altı ayda sıklıkla gebelik gerçekleşir. Eğer kadın bir yıl içinde gebe kalamazsa, tıbbi açıdan araştırma süreci başlar. Bütün etkenlerin değerlendirilmesinden sonra, diğer tedavi yöntemleriyle de gebelik sağlanamadığında, tüp bebek tedavi yöntemiyle gebeliğin oluşturulması düşünülür. Bu aşamada çiftlerde tüp bebek tedavisiyle gebelik sağlanırsa, normal gebelik ile arasında bir fark kalmayacaktır. Bir gebelikte müdahale olmadan kendiliğinden döllenen yumurtayla sağlanmış olan embriyo oluşturulmakta, diğer gebelikte ise yardımcı üreme teknikleri ile gebelik elde edilmektedir. Bu aşamadan itibaren gebeliğin devamında ve doğumun gerçekleşmesinde herhangi bir farklılık olmayacaktır.

Tüp bebek tedavi neticesinde doğmuş bir bebekle, normal doğmuş bebek arasında fark var mıdır?

Tüp bebek tedavisi sırasında yumurtalıkların uyarılması için kullanılan ilaçlar ve uygulanan işlemler sadece yumurtanın spermle döllenmesini sağlamak ve embriyonun oluşmasını sağlamak için uygulanmaktadır. Bundan sonraki aşamada ise embriyonun rahme yerleşmesi ve doğum meydana gelene kadar anne adayının rahminde kalması için çalışmalar yapılmaktadır. Tüp bebek tedavisi yöntemiyle doğacak olan bebekler de normal gebeliklerle aynı süreçlerden geçip doğarlar. Bu yüzden her iki yöntemle doğmuş olan bebekler arasında herhangi bir fark yoktur.

Tüp bebek tedavisinin sonucunda başarısızlık olduğunda neler düşünülür?

Tüp bebek tedavisinde yapılan işlemlerin sonunda gebelik sağlanamazsa, çiftler ümitsizliğe kapılmamalıdırlar. Bu durumda çiftler tüp bebek tedavisine yardımcı olabilecek yöntemleri deneyip, yeniden tüp bebek tedavisini denenmelidir.

Tüp bebek tedavisinin günümüzde uygulanma sıklığı artmaktadır!

Günümüzde en büyük sorunlardan kabul edilen kısırlık, çiftler arasında giderek artmaktadır. Bunun sebepleri arasında hormonlu beslenme, çevrenin kişiler arasındaki psikolojik etkileri, evlilik yaşının giderek ilerlemesi gibi etkenler sayılabilir. Bu etkenlerin etkisinde kalan çiftlerde bir yıl süreyle gebelik sağlanamadığında, gecikmeden tüp bebek tedavisi uygulanmalıdır. Bu tedavi yöntemine karar verirken gereksiz zaman kayıplarına müsaade edilmemeli ve tedaviden kaçınılmamalıdır.

Tüp bebek yöntemiyle doğan bebekler, doğal yöntemlerle dünyaya gelmiş olan bebeklerden farklı değildir. İki yöntem arasında söylenebilecek tek fark, gebeliğin sağlanması için tüp bebek tedavisinde üremeye yardımcı tekniklerin kullanılmasından ibarettir.

Tüp bebek tedavisinde, gerektiği takdirde genetik tanı yöntemlerinin de katkısıyla, her türlü genetik hastalıktan ve diğer risklerden arındırılmış bebekler elde edilebilmektedir. Çocuk isteyen çiftlerin ertelemeden, korkmadan ve zaman kaybetmeden bu başarılı tedavi yöntemine müracaat etmelerini öneriyoruz.