WhatsApp Destek

Tüp Bebek Tedavisi Öncesinde ve Tedavi Sürecinde Psikolojik Hazırlık

Paylaş

Tüp Bebek Tedavisi Öncesinde ve Tedavi Sürecinde Psikolojik Hazırlık

Vücudumuzda bedenimiz ve ruhsal yapımız arasında güçlü bir iletişim bağı vardır. Tüp bebek tedavi dönemi, hem anne adayını, hem de baba adayını oldukça zorlayan bir dönemdir.  Bu zorlu tedaviye maruz kalan ve böyle zorlu bir süreçten geçen çiftin psikolojik olarak pozitif ya da negatif psikolojik durumları tedavinin başarısı açısından ciddi önem arz etmektedir. Bu dönemde profesyonel bir destek almanın önemi oldukça büyüktür. Bu durumda psikolojik danışmanlık gerekli durumlarda devreye sokulmalıdır.

Düzenli, korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edemeyen çiftler çocuk sahibi olabilmek için tüp bebek tedavisi için müracaat etmektedirler. Tüp bebek merkezlerine müracaat etmeleri de belli bir kabullenme dönemini kapsamakta ve desteğe ihtiyaç duyduklarını kabul ettiklerinde, tedavi için başvurmaktadırlar. Toplumumuzda sıklığı yıllarla birlikte artmakla beraber çocuk sahibi olmak için tedaviye ihtiyaç oranı yaklaşık %10-15 kadardır. Yani her 6-7 çiftten biri çocuk sahibi olabilmekte zorlanmakta ve tedavi için müracaat etmektedir. Sorun hangi eşten kaynaklanırsa kaynaklansın, istediğini çocuğa sahip olamayan çiftler sıkıntılı bir döneme girmektedir. Bunu kendilerine göre yaşamsal bir kriz olarak algılamaktadırlar. Toplumsal baskı da ilave bir psikolojik yük getirmektedir. Doğal yollardan gebeliği elde edemeyip, yardımcı üreme yöntemlerine başvuran çiftler, bundan fiziksel ve sosyal açıdan etkilendikleri gibi, psikolojik açıdan da etkileniyorlar.

Anne ve baba adayının tedavi sürecinde yaşadığı duygusal farklılıklar nelerdir?

Çiftler tedavi döneminde yoğun bir anksiyete yaşamaktadırlar. Özellikle de bu durum ilk tüp bebek tedavi denemesinde daha belirgin bir hal almaktadır. Anne ve baba adayı tedavi sürecinde ciddi disiplin gerektiren bir döneme girmekte ve tedavinin sonucu da belirsiz olduğundan yoğun anksiyete yaşamaktadırlar. Çiftlerde büyük oranda duygusal dalgalanmalar görülmektedir. Anne baba adayı olan çiftler, özellikle ilk yapılan tüp bebek tedavisinde yoğun anksiyete duyguları içinde olur. Tedavide beklenti yüksek olduğundan, çocuk sahibi olma hayallerini kurduklarından, sonuç negatif olduğunda yoğun bir şekilde çaresizlik ve suçluluk duygusu içinde olmaktadırlar. Bu duygulanım değişikliklerinde sosyal çevre baskısının da etkisi büyüktür. Negatif sonuç görüşmesinde, doktoruyla görüştüğünde bundan sonra izlenecek yol hakkında bilgi aldığında hastanın kafasında bir takım belirsizlikler yok olacağından, suçluluk duygusunda da hafifleme izlenir. Hasta için kısmen de olsa gelecek daha berrak hale gelir. Anne adayının yaşadığı duygulanım değişikliklerinde kullandığı hormon ilaçlarının da etkisi çok önemlidir.

Tüp bebek tedavisi negatif sonuçlandığında, yaklaşım nasıl olmalıdır?

Tüp bebek tedavisi negatif sonuçlandığında, hasta umutla başladığı yolda adet kanamasının gelmesi ya da kanda gebelik test sonucunun negatif çıkması ile ciddi bir hayal kırıklığı yaşamaktadır. Özellikle de tekrarlayan tüp bebek deneme başarısızlıklarında hayal kırıklığı, suçluluk duygusu, yetersizlik duygusu daha derin olmakta ve kısırlık problemini hasta tekrar hatırlamaktadır. Bunlar çiftlerde özgüven problemlerine yol açabilmektedir. Tekrarlayan tüp bebek tedavi başarısızlıkları psikolojik travmaya neden olabilmektedir. Negatif sonucun ardında çiftler bir müddet bu durumun yasını tutmaktadırlar.

Sonuç negatif olduğunda, kadında sıklıkla görülen duygusal değişiklikler; genel ilgi kaybı, öfke nöbetleri, iştahın azalması ya da artması, ağlama ve öfke nöbetleri, fazla uyuma ya da uykusuzluk, cinsel ilginin azalması gibi depresyonla bağlantılı belirtiler görülmeye başlayabilir. Karşılarında bebeği olan ya da hamile çiftleri gören kadınlar, hemen başarısızlıklarını hatırlayarak kızgınlık ve kıskançlık duygularını bir arada yaşarlar. Baba adayı ise, genellikle tedavinin çoğu aşamasında kadının olması nedeniyle kendisini bu sürece dâhil olarak değil, bunu izleyen olarak kabul eder. Buna müdahale edememe duygusuyla, kişide yoğun yetersizlik ve suçluluk duygusu gelişmeye başlıyor.

Tüp bebek tedavisinin hangi aşamasında psikolojik destek alınmalıdır?

Tüp bebek tedavisinde çiftler infertilite konusunda deneyimli bir psikologdan tedaviye başlamadan önce, tedavi aşamasında ya da tedavi bitiminde destek alabilirler. Tedavi döneminde karşı karşıya kalınan yoğun stres ve anksiyete ile baş edebilmelerinde kolaylık sağlar. Çiftlerin bu kritik tedavi döneminde tedaviyle ilgili sorular soracakları, alacakları kararlarda danışmanlık yapacak, kısırlık konusunda deneyimli bir psikologdan yardım almaları, süreci daha rahat bir şekilde atlatmalarını sağlar.

 

infertilite konusunda bir uzmandan destek alınması, kişilerde görülen belirtiler ve stresle başa çıkma becerilerini ve kişisel kaynaklarını arttıracakları, tedavinin başında ya da sonrasında başvuracakları bireysel psiko terapötik süreç olabilir. Bunun yanında çiftlerin tedaviyle ilgili sorular soracakları, bu dönemde alacakları kararlarda yararlanacakları psiko eğitimsel destek niteliğinde bir psikolojik destekte olabilir.

Çiftlerle yapılan psikoterapi, eşlerin kısır olmayla ilgili duygularını, tedavi ya da çocuk sahibi olamamayla ilgili kaygı ve korkularını açıkça ifade etmelerini sağlar ve kişilerde psikolojik rahatlama meydana gelir. Çiftler tedavi sırasında kaybetmiş oldukları kontrol duygusunu tekrar kazanır, bu özgüven ve tedaviye karşı motivasyonu arttırır.

Kısırlık yüzünden ilişkileri zedelenmiş olan çiftlerde, çift terapisinin çok büyük faydaları olabilir. Çiftler evliliklerini tekrar gözden geçirmekte, ilişkilerinin dinamiklerini keşfetmekte ve anlama olanağı elde etmektedir.

Sonucu negatif olan tedavilerde, çiftler grup terapisine alındığında, yalnız olmadıklarını, kendileri gibi bu sorunu yaşayan çiftlerin olduğunu görmekte, bu süreçle ilgili deneyimlerini paylaşmakta, bunun yanında başkalarının deneyimlerini öğrenmektedir.

Kısırlık sorunu olan kişilerin duygu ve düşünceleri nasıldır?

Kısırlık sorunu olan kişiler kendilerini yalnız hissederler. Yalnızlık duygularına öfke, umutsuzluk, çaresizlik, kabullenememe, sorunlarını konuşmaktan kaçınma, kendilerini sosyal yaşamdan uzaklaştırma, sorunu görmezden gelme ya da yok sayma gibi güçlü tepkiler eşlik edebilir. Kısırlık nedeniyle çocuk sahibi olamayacağını öğrenen çiftler, yas dönemine girmektedir. Tepkilerin altında yatan ana etken kişilerin istedikleri bebeği kaybetmeleridir. Bebekle birlikte, hayallerinde olan ideal aile imajı, anne ve baba olma hayali gibi soyut ve somut kayıplar ortaya çıkmaktadır. Çiftlerin bu olumsuzluklarla başa çıkamaması, bunun yerine bunları bastırmayı tercih etmelerine neden olmaktadır. Bu şekilde düşüncelerin bastırılması, uzun dönemde toplumdan uzaklaşmaya, sosyalliğin yok olmasına, yalnızlığa, çiftlerin arasında iletişimsizliğe neden olabilir. Bu açıdan bakıldığında çiftlerin psikolojik destek alması, çevreden destek görmesi, yaşadıklarını konuşabilmeleri sürecin daha rahat aşılmasını sağlar.

Cinsel isteksizlik durumunda, cinsel terapiden yarar görebilmektedirler.

Tüp bebek tedavisi ve anne-baba adaylarının psikolojisi:

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte, tıp alanında olan yenilikler, kısırlığı tedavi edilebilir hale getirmiştir. Günümüzde tüp bebek tedavisi tüm dünyada fiziksel tedavinin yanında, psikolojik tedaviyle birlikte uygulanmaya başlanmıştır. Bu konuda yapılan araştırmalarda tedavinin başarısının anne adayının stres düzeyinden etkilendiği yönündedir. Bu yüzden anne adayı ve ona tedavi süresince destek olacak olan baba adayının göreceği psikolojik desteğin tüp bebek tedavisinin ilerleyişi ve gebelik şansını artırma açısından oldukça önemlidir. Çiftin tedavide olumlu yaklaşımı, stressiz olması, gelişmelere pozitif yaklaşması halinde, tedavinin başarı şansını arttırmaktadır.

Yapılan bilimsel çalışmalarda kısırlığın; yaşanan stres seviyesini arttırdığı ve stresin artmasıyla birlikte gebeliğin elde edilme şansının riske girdiğini tespit etmiştir. Bu yüzden tüp bebek tedavisiyle bebek sahibi olmak isteyen, ana ve baba olmak isteyen çiftlerin, tedaviyi destekleyecek olan psikolojik desteği almaları halinde kaygı, stres ve endişe gibi olumsuz durumlarla başa çıkmalarında ve yaşam kalitelerini yükseltmekte etkili olmaktadır. Bu şekilde çiftler daha rahat olacakları bir ruh haline kavuşmakta, stressiz olmakta ve tedavinin başarı oranını arttırmaktadır.

Psikolojik destek ne gibi yararlar sağlar?

Tüp bebek tedavi sürecinde, psikolojik destek alan ve almayan çiftlerden elde edilen gebelik sonuçlarının karşılaştırıldığı bilimsel çalışmalarda, destek alan hasta grubunda gebelik oranları daha yüksek bulunmuştur. Psikolojik desteğin yararlarını şöyle sıralayabiliriz:

  1. Kadının gebe kalma oranında artış meydana getirmiştir.
  2. Tedavi gebeliklerinde canlı doğum oranlarında artış izlenmiştir.
  3. Çocuk isteyen çiftin psikoterapi alan grupta diyaloglarının daha iyi olduğu gözlenmiş.
  4. Tedaviye bağlı depresyon ve anksiyetenin azaldığı izlenmiş.
  5. Tedavi bağlı stresin büyük oranda azaldığı görülmüştür.

Nasıl bir psikolojik destek sağlanmalıdır?

Çiftler hem bireysel olarak, hem de toplu olarak psikolojik destek alabilir. Bu şekilde danışmanlık alan eşlerin aralarındaki uyum artmakta ve alınan kararlarda birlikte çözüm üretme olanağı sağlanmaktadır. Bu danışmanlık eşlerin çift olarak hareket etmesini daha kolay hale getirmektedir. Çift danışmanlığının yanı sıra çiftlerin bireysel destek alması kişinin kendi kararıdır. Bu şekilde alınan bireysel terapilerde büyük fayda sağlamaktadır.

Baba adaylarının eşlerine vereceği manevi destekte oldukça önemlidir. Burada anne adayının stres seviyesinin yükselmesi, gebe kalma oranını olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu durumda anne adayı kendisini daha umutsuz hisseder. Bu durumda eşlerin birbirine destek olması ve profesyonel olarak psikolojik destek alması oldukça önemli hale gelmektedir.