WhatsApp Destek

Tüp Bebekte Alternatif Tedaviler

Paylaş

Tüp Bebekte Alternatif Tedaviler:

Tüp bebek yöntemi ile tekrarlayan tedaviler uygulanmasına rağmen gebelik elde edememiş hastalar alternatif tedavi yöntemlerine başvurmaktadır. Etkinliği bilimsel olarak ispatlanmamış bu tedavilere alternatif tedaviler denilmektedir. Altenatif tedaviler bitkisel ekstreler olabildiği gibi, başka tedavilerde etkin bir şekilde kullanılan fakat kısırlık (İnfertilite) tedavisinde etkinliği bilimsel olarak ispatlanmamış tıbbi ürünler de olabilmektedir.

Alternatif Tedavi Örnekleri:

1)Kan sulandırıcı ilaçlar:

Aspirin kullanımı:

Tüp bebek tedavilerinde yaygın olarak kullanılan, en çok bilinen kan sulandırıcı ilaç aspirindir. Aspirinin tüp bebek tedavisinde kullanımı ile ilgili yayınlar mevcuttur. Fakat gebelik oranlarını artırıp artırmadığı bilimsel olarak net bir bilgi değildir. Tüp bebek tedavisinde aspirin kullanımının esas nedeni; yumurtalıkların hormon ilaçları ile uyarımı döneminde artan östrojen hormonu nedeni ile artan damar tıkanıklığı riskini en aza indirmektir. Tedbir amacı ile kullanılmaktadır. Genellikle de yumurta toplama işleminden (OPU) sonra aspirin tedavisine başlamayı tercih etmekteyiz. Çünkü biliyoruz ki östrojen hormon seviyesi bu dönemde en yüksektir ve bu dönemde damar tıkanıklığı ve emboli (Emboli: Kopan pıhtılaşmış kan pıhtı yumağının, damarlar aracılığı ile başka doku ve organlara ulaşması ve o, organ ya da dokuya kan aracılığı ile oksijenin ulaşmasının engellenmesi durumudur)  riski en yüksektir.

Bazı araştırmalarda tüm tüp bebek tedavisi süresince aspirin kullanımının tüp bebekte işlemler esnasında kanama riskini artırdığına dair yayınlar da mevcuttur.

Düşük Molekül Ağırlıklı Heparin Kullanımı:

Heparin bir diğer kan sulandırıcı ilaçdır. Cilt altına enjeksiyon yöntemi ile uygulanmaktadır. Vücudunda pıhtılaşmaya meyil olduğu (Trombofili, antifosfolipid sendromu) yapılan testler sonucu saptanmış hastalarda heparinin tüp bebek tedavisinde kullanımı yararlı olmakta ve damar tıkanıklığı ve emboli riskini de azaltmaktadır. Heparin kullanımı ile Trombofili ve antifosfolipid sendromu olan hastaların tüp bebek tedavisinde yarar sağlanabilir. Fakat antifosfolipid sendromu dışında kullanımının yarar sağladığına dair bilimsel kanıt yoktur.

2)Viagra Kullanımı:

Tüp bebek tedavisi esnasında istenilen rahim duvar kalınlığına ulaşılamadığı zaman viagra kullanılmaktadır. Kullanılmasında ki temel düşünce; genital bölge kanlanmasını artırmak süreti ile istenilen rahim duvar kalınlığına ulaşma beklentisidir. Hastaların bir kısmında viagra kullanımına rağmen istenilen rahim duvar kalınlığına ulaşılamamaktadır. Rahim duvarını istenilen kalınlığa ulaşamamasının nedeni rahim içi yapışıklıklar ya da rahim iç duvarının (Endometrium) kronikleşmiş infeksiyonu olabilir. Bu tür durumlarda hastaya histeroskopi uygulanması ve histeroskopi esnasında da endometrial biyopsi alınması daha akılcı olacaktır. Histeroskopi ile rahim içi yapışıklıkların cerrahi olarak düzeltilmesi sağlanır. Histeroskopi esnasında endometrial biyopsi alınması da kronikleşmiş rahim iç duvar infeksiyonlarının tanılarını kesinleştirmeye olanak sağlar.

 

3)Endometrial Ko-kültür (Yapay Rahim Uygulaması):

Tüp bebek tedavisinde başarı şansını artırmak için yapılan uygulamalardan biridir. Tüp bebek tedavisine başlamadan bir ay önceki dönemde rahim içini örten endometrium tabakasında biyopsi yöntemi ile hücreler alınır. Alınan hücreler kültür ortamında çoğaltılır. Çoğaltılan bu endometrial hücreler, daha sonraki ay uygulanan tüp bebek tedavisinde elde edilen embriyoların geliştiği kültür ortamına eklenerek, embriyoların sanki anne rahminde ki doğal ortamına benzer bir ortamda büyümeleri beklenir. Kültüre edilip çoğaltılan endometrium hücrelerinin salgıladığı büyüme hormonları sayesinde embriyonun daha iyi büyüyeceği düşünülür. Burada ki esas amaç doğal bir gebelikte embriyonun içinde geliştiği doğal ortamı laboratuvar koşullarında taklit etmektir. Buradaki esas hedef, yapay ortama göre embriyonun doğal ortamına en yakın koşullarda büyütülmesidir.

Endometrial ko-kültür (Yapay rahim) yönteminden kimler yararlanabilir?

Genellikle önceki tüp bebek tedavi girişimlerinde başarılı olamamış ve tekrarlayan düşük gibi sorunlarda uygulanan bir yöntemdir.
Özellikle,

  • 40 yaş ve üzeri kadınlar,
  • Yumurtalık kapasitesi düşük, yüksek FSH hormon düzeyi olan kadınlar,
  • Uygulanan hormon ilaçlarına yumurtalık yanıtı düşük olan kadınlarda daha fazla uygulanmaktadır.

Endometrial ko-kültür ile ilgili başarı elde edilip edilmediği konusu henüz bilimsel olarak net bir şekilde kanıtlanmış bir uygulama değildir. Tüp bebek uygulamalarında, özellikle tekrarlayan tedavi başarısızlığı olan hastalarda ve tekrarlayan düşüğü olan hastalarda alternatif tedavi yöntemi olarak uygulanmaktadır.

4)Embriyo Glue (Embriyo yapıştırıcısı):

40 yaş üzerin anne adaylarının tedavilerinde ve tekrarlayan tüp bebek deneme başarısızlığı olan hastalarda alternatif bir tedavi yöntemi olarak önerilmektedir. Embriyo glue (Embriyo yapıştırıcısı), embriyo tranferi esnasında kullanılan yeni bir kültür ortamıdır. İçerisinde bulunan hyaluranon adlı madde sayesinde embriyonun rahim duvarına tutunma şansını artırdığı düşünülmektedir. Bu yöntemin başarı oranını artırdığına dair yayınlar olmasına karşın, bu yöntemle de gebelik şansı %100 değildir.

5)Lenfosit aşısı:

Bu yöntemde baba adayından alınan kandan lenfosit hücreleri ayrıştırılır, daha sonra ayrıştırılmış bu lenfosit hücreleri anne adayının cilt altına enjekte edilir. Bu şekilde anne adayının bağışıklık sistemi istenildiği gibi kontrol edilmiş olur. Özellikle tekrarlayan düşükleri olan, anne ve baba adaylarında uygulanmaktadır. Tekrarlayan tüp bebek deneme başarısızlığı olan çiftlerde de uygulanabilen alternatif bir tedavi yöntemidir. Lenfosit aşısının diğer alternatif tedavi yöntemlerinde olduğu gibi başarısı kesin olarak kanıtlanmamıştır. Tüp bebek merkezlerinden bazıları lenfosit aşısını maddi açıdan çifti zora soktuğu için tercih etmezken, bazı merkezler uygun adaylarda bu yöntemi uygulamaktadır.

6)Ardışık embriyo transferi:

Embriyoların bir bölümünün 2 ya da 3. Gün, bir bölümün ise bekletilmesi sonucunda 5. Ya da 6. gün transfer edilmesine ardışık embriyo denilmektedir. Ancak günümüzde transfer edilen embriyo sayısı yasal olarak azaltılmıştır. Bu sebeple de uygulanmayan bir yöntemdir.